Peru Dağında 4.750 Yıllık Antik Megalit Keşfedildi

Peru And Dağları’nda geçmişi 4.750 yıl öncesine dayanan eski bir tören megaliti keşfedildi. Buluntu, Mısır’ın Büyük Piramitlerinden daha eskidir ve bölgedeki en eski dairesel meydanlardan birini temsil etmektedir. Peki;

Megalit

Megalit Nedir

Megalit, tarih öncesi bir yapı veya anıt inşa etmek için tek başına veya diğer taşlarla birlikte kullanılan büyük bir taştır. “Megalit” kelimesi eski Yunanca “mega” – büyük ve “lithos” – taş kelimelerinden gelir. Hayatta kalan megalitlerin çoğu, Kalkolitik’ten Bronz Çağı’na kadar Neolitik dönem (daha önceki Mezolitik örnekler bilinmesine rağmen) arasında inşa edilmiştir. Megalitik anıtlar, Avrupa’da yaklaşık 6.000-4.000 yıl önce Neolitik ve Bronz Çağlarında inşa edilen anıtsal mimaridir. En eski megalitler İspanya, Portekiz ve Akdeniz kıyısında bulunur. “Monolit” terimi taştan yapılmış bir yapıyı ifade ederken, “megalit” terimi çok eski veya tarih öncesi anıtları ifade eder.

Kare, kuzey Peru’daki Cajamarca Vadisi’ndeki Callacpuma adlı arkeolojik alanda kazıldı. Çapı yaklaşık 18 metre (60 ft) olup, Peru ve And Dağları’nda daha önce hiç görülmemiş olan büyük, bağımsız duran, dikey olarak istiflenmiş megalitik taşlardan oluşan eşmerkezli duvarlara sahiptir.

Neredeyse 60 yıllık arkeolojik ilginin ardından alanda kazı yapıldı ve radyokarbon tarihlemesi yapıldı; bu da inşaatın tarihinin MÖ 2632 ile 2884 yılları arasına dayandığını ortaya çıkardı. MÖ, yani seramik öncesi geç dönemde. Bu tarihleme, meydanı Amerika’daki anıtsal megalitik mimarinin en eski örneklerinden biri haline getiriyor.

Projeyi yöneten Doçent Jason Toohey yaptığı açıklamada, “Bu yapı, Mısır’daki Büyük Piramitlerden yaklaşık 100 yıl önce ve Stonehenge ile hemen hemen aynı zamanlarda inşa edildi” dedi.

Stonehenge’in yanı sıra, harç kullanılmadan dikili büyük taşlardan inşa edilen diğer ünlü megalitler arasında dünyanın en eski megalitik alanı olan Göbekli Tepe ve onun daha az bilinen “kardeş alanı” Karahan Tepe yer alıyor. Arkeologlar, And megalitinin muhtemelen törensel bir işlev gördüğüne ve Erken Dönem (MÖ 1800-900) ve Erken Ufuk (MÖ 900-200) döneminde en azından aralıklı olarak bir ritüel alanı olarak kullanılmaya devam ettiğine inanıyor.

Toohey, “Burası muhtemelen Cajamarca Vadisi’nin bu kısmına yerleşen ilk insanlardan bazıları için bir toplantı ve tören alanıydı” diye açıkladı. “Bu insanlar öncelikle avcı-toplayıcı olarak yaşadılar ve muhtemelen son zamanlarda mahsul yetiştirmeye ve hayvanları evcilleştirmeye başladılar.”

Çalışma yazarları, Kallakpuma plazasının inşa edildiği Çömlekçilik Öncesi Geç Dönem’in “And Dağları’nda sosyoekonomik geçiş dönemi olduğunu” yazıyor. Orta kıyıdaki insanlar balık alışverişinde bulunurken, iç kısımdaki topluluklar bazı gıda ve endüstriyel ürünler yetiştiriyordu ve kuzeydeki dağlık bölgelerde bölgeyi inşa edenler, hâlâ büyük ölçüde yiyecek arayışı içinde olan “gıda üretimiyle denemeler yapmaya başlamış olabilir”.

Ekip, keşfin “değişen bir sosyal dünyayı” temsil ettiğini ve “insanları arasındaki kolektif inşanın, bölge yaratmanın ve sosyal entegrasyonun kritik bir erken örneği” olduğunu yazıyor.

Bu yazı Science Advances adresinden derlenmiştir.

Yorum yapın